Ticari araçlar, genellikle yük taşıma, yolcu taşıma gibi ticari amaçlarla kullanılan veya kullandırılan araçlardır. Bu tür araçlar, trafik kazalarında zarar gördüğünde, onarımdaki süre boyunca işletilememesi nedeniyle kazanç kaybı tazminatı talep edebilirler. Ancak belirtilmelidir ki bu tür tazminatlar trafik sigortası kapsamı dışındadır.
Kazada kusuru bulunan araç sahibi ve sürücüsü, kaza sonucunda meydana gelen kazanç kaybı için müteselsilen sorumludur. Yani araç sahibi ve sürücü birlikte bu tazminatı karşılamakla yükümlüdürler.
Kazanç kaybı tazminatı talebi genellikle icra takibi yoluyla yapılır. Bu takip için temel belge, genellikle sigorta eksperlerinin kazanç kaybı tazminatını belirlemek için hazırladığı rapordur. Ancak bu rapor, tazminat talebinin dayanağı olmakla birlikte zorunlu bir belge değildir.
Ticari araçlar olarak kabul edilen araçlar; taksi, otobüs, minibüs gibi toplu taşıma araçlarıyla birlikte filo araçlarını da kapsar. Yargıtay kararlarına göre filo araçları da ticari araçlar kategorisine dahildir. Bu nedenle, filo araçlarına kusurlu bir şekilde zarar verildiğinde, kazanç kaybı tazminatı talep edilebilir.
Filo şirketleri genellikle kaza durumunda ikame araçları devreye sokarak gelir kaybını önlemeye çalışsalar da Yargıtay'ın kararlarına göre kazaya karışan aracın tamir süresince tahsis edilen ikame aracın başka bir kira sözleşmesine konu olamaması durumunda, filo şirketi de kazanç kaybına uğramış kabul edilir.
Kazanç kaybı tazminatı talebinde dava zamanaşımı süresi 2 yıldır. Kazadan sonraki iki yıl içinde kazanç kaybı tazminatı talep edilebilir.
Ancak, kaza anında kusur ticari aracı kullanan kişide ise, bu tazminat talep edilemez. Her iki taraf da kusurlu olduğunda, örneğin kusurlar eşitse, ticari araç sahibi kazanç kaybının yarısını talep edebilir.